DeutschEnglish
A-D

Ret Aferez Enfeksiyonun önlenmesi (profilaksi) 'ya kadar

Aferez

Akan kandan kök hücre alım yöntemi. Her iki kola da venöz kanül takılır. Kan bir kolda hücre seperatöründen geçer. Hücre seperatörü kandaki gerekli kök hücreleri ayırır ve kanın bileşenleri ikinci bir kanül üzerinden vücuda geri dönüş yapar.

Akciğer fonksiyon testi

Solunumun temel değerlerinin saptanmasına yönelik inceleme

Alojen

Yunanca: Başka yerde oluşmuş anlamına gelir.

Alojen kök hücre nakli

Genetik olarak farklı bir insanın kök hücresinin nakli. Ağır bir düzeyde seyreden doku reddini önlemek amacıyla hasta ve bağışçı arasındaki doku özelliklerinin mümkün olduğunca birbirini tutması gerekir.
Bakınız ayrıca: alojen

Anemi

Akyuvarlarda (eritrositlerde) azalma veya kana rengini veren maddede (hemoglobin) azalmadan kaynaklanan kan eksikliği. Aneminin nedenleri örneğin; kan kaybı, kemik iliğinde eritrosit yapımında azalma veya demir metabolizmasında bozukluk olabilir. Aynı şekilde eritrositlerin yıkımında artış da anemiye neden olabilir.
Kronik anemi vücutta oksijen eksikliğine neden olabilir, buna bağlı olarak bedensel güçlük, benizli solukluk veya zorlanma durumunda soluma güçlüğü görülebilir, bu da duruma göre kalp kasında yetersiz beslenmeye bağlı ağrılara neden olur (Angina pectoris). Çok hızlı kan kaybında ise sık sık şok görülür.

Toplam kan hacmi sabit durumdayken farklı anemi çeşitleri arasında fark gözetmek amacıyla eritrositlerin sayısı, boyu ve görünümü ve ayrıca kana rengini veren maddenin miktarı (Hemoglobin) her bir eritrosit miktarı ile toplam kan içerisindeki oranı (Hematokrit) belirlenir.

Aplazi

„Hücre sayısındaki“ maksimum azalmayı takiben kemik iliğinin durumu. Bu an itibariyle kemik iliği çalışmaz ve insan her türlü enfeksiyona açıktır.

Bilgisayarlı tomografi

Röntgen ışınlarıyla inceleme yöntemi. Çok farklı yönlerden röntgen çekimi yapılır ve bunlar daha sonra bir bilgisayar yardımıyla kesit halinde bir araya getirilir.

Bronkoskopi

Üst solunum yollarının endoskopik inceleme yöntemi (Solunum borusu ve bronşlar).

Cellex Medical Services CMS

Bir hasta için uygun bir donör olarak tespit edildiğiniz an tıbbi servis merkezimiz Cellex Medical Services CMS size refakat edecektir. Kök hücre alımından önce ve sonra kök hücre alımında uzmanlaşmış partnerimizin ehil bir refakatçisi ve görüşme partneri sorularınız için hizmetinizde olacaktır.

DNA

Dezoksi-ribonükleik asit (kısaltması İngilizce DNA) genetik kodu veya genlerin ve bazı virüsleri oluşturan madde. DNA, dezoksiriboz şekeri ile Adenin (A), Guanin (G), Cytosin (C) ve Thymin (T) gibi dört adet baz içerir, bunların sıralaması genetik koda göre gizli genetik bilgiyi içerir. DNA, çift heliks yapısına sahiptir (Watson Crick Modeli) yani iki adet polinükleotit zincirden oluşur, bunların bazıları birbirine dönüktür ve hidrojen köprüleri ile birbirine bağlıdır, ayrıca vida şeklinde birbirine sarılmıştır. Bu noktada birbirine uyan (birbirini tamamlayan) bazlar yani adenin ve timin ile sitozin ve guanin birbirine dönük olabiliyor, bu açıdan bir heliksin de baz dizisi diğer (tamamlayıcı) heliksin baz dizisini belirlemektedir. Bu da genetik maddenin ve dolayısıyla onun bir hücre jenerasyonundan diğer hücre jenerasyonuna tamamen aynı biçimde aktarılması (redüplikasyonu) için şarttır.

Doku özellikleri

Vücut hücrelerinin belirli özellikleri olup bunlar sayesinde immün sistem kendi vücut hücrelerini yabancı hücrelerden ayırt eder. Her insanın kendine özgü tipik özellikleri bulunur. Kök hücresinin naklinde alıcı ile bağışçı arasında bu özelliklerin mümkün olduğunca birbirini tutmasına özen gösterilir. Şu an için 4.000 kadar farklı doku özelliği bilinmektedir.

Doku özelliklerinin tespiti

Organ nakli tıbbında kullanılan ve bağışçı ile alıcı dokunun karşılıklı uyumu açısından incelenmesine izin veren yöntem. Doku uyumunun yetersiz olduğu durumlarda ret reaksiyonu görülür.
Bakınız ayrıca HLA Sistemi

Enfeksiyon

Hastalık ajanlarının insan vücuduna girerek iltihap veya genel hastalık belirtilerine neden olmalarıdır.

Enfeksiyonun önlenmesi (profilaksi)

Hastalık ajanlarının neden olduğu enfeksiyonların önlenmesine yönelik önlemler

Başkasına tavsiye et
Share to Facebook
Twitter E-Mail
Sayfayı yazdır Sayfa başına git
E-K

Ret EKG (Elektrokardiyogram) İmmün güdüleme 'ya kadar

EKG (Elektrokardiyogram)

Kalbin elektrik faaliyetinin bir grafik şeklinde ortaya konması

Embriyonal kök hücreleri

Suni döllenme ile elde edilen embriyodan elde edilen kök hücreleri Pluripotenttirler, yeni çok farklı organların hücrelerine dönüşme imkanları bulunmaktadır.
Bakınız ayrıca pluripotent kök hücreleri

Endoskop

Ucunda ışık kaynağı ve mercek sistemi ve çoğu zaman kamera bulunan esnek bir hortum olup vücudun mide ve yutak borusu, bağırsak, rahim, hava borusu ve bronşlar gibi bölgelerinin incelenmesini sağlar.

Eritrositler

Alyuvarlar vücudun oksijenle beslenmesinden sorumludurlar.

G-CSF

Granülosit kolonisi stimüle edici faktörün kısaltılması. Bu bir büyüme faktörüdür ve kan yapımı üzerinde etkisi bulunan bir maddedir. Bu hormon benzeri madde enfeksiyon sırasında vücut tarafından üretilir. Özellikle alyuvarların belirli bir alt grubu, yani granülositler ile onların öncülleri etkilenir ve bunlara kumanda edilir. Bu madde birkaç yıldan beri laboratuarda üretilmekte olup ilaç şeklinde kök hücre artışına stimüle etmek amacıyla verilmektedir. G-CSF maddesi ağırlıklı olarak kemik iliğinde bulunan kök hücrelerin akan kana verilmesini sağlamaktadır.

Göbek kordonu kan bağışı

Göbek kordonunda bulunan çocuk kanının bağışı. Bu kan göbek bağı kesildikten sonra göbek kordonu veya plasentadan alınır. Daha sonra bunun içersinde bulunun kök hücreler alınır ve çocuk veya yetişkinlerin tedavisi amacıyla kullanılır.

Göbek kordonu kanı

Anne ile göbek bağı kesildikten sonra göbek bağı veya plasentada bulunan çocuk kanı kök hücre yönünden çok zengindir. Göbek kordon kanı normal durumlarda plasenta ile birlikte imha edilir.

Graft-versus-Host-Reaksiyonu

(İngilizce) Tercümesi Nakledilen dokunun alıcıya reaksiyon göstermesi. Kemik iliği ile nakledilen alıcının immün sistemi hastanın vücut hücrelerini yabancı olarak algılayıp buna tepki gösterebilir. Yani buna tersinir bir ret reaksiyon da diyebiliriz. Buna bağlı olarak deride döküntü, ağız mukozasında iltihap ve sarılık ile çok ağır vakalarda şiddetli ishal ve ilgili organlarda işlevsel bozukluk görülebilir.

Granülositler

Akyuvarların belirli alt grubudur. Granülositler enfeksiyonlarla mücadeleden sorumludur.

Hematopoietik sistem

Bu sistem ak ve alyuvarla ile trombositleri kapsar ve kemik iliğinde bulunur.

Hemoglobin

Kısaltması: Hb. Eritrositlerde bulunan ve kana kırmızı rengini veren boya maddesi. Hemoglobin %94 oranında globin isimli protein ve %6 oranında demir içeren ve kana rengini veren bir porfirin olan hem'den oluşur ve oksijen ile karbondioksitin naklinden sorumludur. Hemoglobin bunun haricinde kan plazmasına pH-düzenlemesinde tampon madde olarak kullanılır.
Hemoglobin alyuvarların öncüllerinde üretilir ve eritrositlerin yıkımını takiben retikülohistiyositer sistemde bozunur. Bu şekilde elde edilen demir yeniden hemoglobin üretiminde kullanılır. Hemoglobin molekülü her birinde bir hem bulunan protein zincirlerinden oluşur. Protein zincirlerinin bileşimine göre farklı hemoglobin türleri bulunur.

HLA Sistemi

İngilizce Human Leukocyte Antigen Sistemi, yani insan lökosit antijen sistemi kısaltması. Çekirdek içeren spermler hariç tüm hücrelerde görülen protein sistemi. Bunun haricinde, komplement sisteminin bileşenleri de HLA sistemine dahildir, komplement sistem vücudun immün savunmasında rol oynar. Bu proteinlerin (HLA antijenleri) bireylere göre farklılık gösterir. HLA sistemi organizmanın kendi hücreleriyle vücuda yabancı hücrelerin birbirinden ayırmasına yarar.

Farklı antijen tipleri kategorilere ayrılır. Kategori I'e dahil özellikler HLA-A, HLA-B ve HLA-C'dir. Öte yanda örneğin; HLA-DR antijeni de kategori II'ye dahildir.

HLA-Doku özelliklerinin belirlenmesi

Bir kan bağışçısının kan numunesinin HLA sisteminin doku özellikleri açısından incelenmesi.

HLA/Human Leukocyte Antijeni

İnsandaki akyuvarların özellikleri. Öncelikle lökositlerdeki (akyuvarlardaki) üst düzey özellikleri belirlenir. HLA sisteminin temel görevi savunma mekanizmalarının düzenlenmesidir ve bu nedenle hastalık ajanları ile diğer yabancı maddelerle mücadele gerektiğinde bireyin hayatta kalması için belirleyicidir. Buna vücudun kendi dokusu ile yabancı dokunun birbirinden ayrılması da dahildir. Yapılan nakil işleminin ret reaksiyona neden olmaması için alıcı ile hastanın doku özelliklerinin neredeyse tamamının birbirine uyması gerekir.

Hormon destek tedavisi

Belirli veya birden fazla hormonun eksikliği veya hiç bulunmaması gibi nedenlere bağlı şikayetlerin giderilmesi için tıbbi amaçla hormon verilmesi.

Hücre proliferasyon önleyicisi

Bakınız proliferasyon önleyici

Hücre seperatörü

Bir santrifüj yardımı ile kanı kendi bileşenlerinden (al ve akyuvarları ve trombositlere) ayırmaya yarayan özel alet. Bu sayede dolaşan kök hücreleri ayrıştırılır kanın diğer bileşenleri bağışçıya yeniden nakil edilir.

Işın tedavisi

Kötücül hastalıkların tedavisi amacı ile kontrollü radyo-aktif ışın uygulaması.

Kalp ekokardiyografisi

Kalbin ultrason ile muayenesi

Kan

Sıvı kan plazması ve katı hücresel bileşenlerden (Akyuvarlar, alyuvarlar ve trombositler) oluşan ve kan damarları aracılığıyla vücutta dolaşan vücut sıvısı. Kan, oksijen, besin maddesi, enzim ve hormonların dağıtımına, ayrıca metabolizma ürünleri ve karbon monoksitin taşınmasına, bir de ısı regülasyonuna neden olur.

Bir insanın toplam kan hacmi vücut ağırlığının on ikide biridir (bu da ortalama beş ila altı litre kana denk gelir). Kanın ısısı sağlıklı insanda 37°C'dir. Sarı renkli kan serumu diğer faktörlerin yanı sıra su ve farklı iyonlardan (sodyum, kalsiyum, potasyum, klorit, magnezyum ve demir) karbonhidratlar, yağ, protein ile hormon ve antikorlardan oluşur. Kan plazması kan serumuna karşılık gelir, ancak burada ilaveten protein bulunmaktadır (albümin, globülin ve fibrinojen). Kanın hücresel kısmı (alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler) kan hacminin yaklaşık %45'ini oluşturur. Kanın kırmızı rengi eritrositlerde bulunan ve oksijenin naklinden sorumlu olan hemoglobinden gelir. Sudaki tuz konsantrasyonu yaklaşık %0.9'luk bir tuz çözeltisine denk gelir. Bu tuz konsantrasyonunda eritrositler tipik disk biçimlerini muhafaza ederler. Kan hacminin yarısından fazlasının kaybı, kan nakli ile kompanse edilmediği takdirde ölümcüldür.

Kan hücreleri

Kanın hücresel kısmı olup alyuvar, akyuvar ve trombositleri içerir. Geniş anlamda olgunlaşmış kan hücrelerinin ön aşamaları da kan hücresi sayılır.

Kan hücreleri, beyaz (alyuvarlar)

Bakınız lökositler

Kan hücreleri, kırmızı (akyuvarlar)

Bakınız eritrositler

Kan hücresi seperatörü

Bakınız hücre seperatörü

Kan kök hücreleri

Özellikle kemik iliğinde bulunan ve farklı hücre çeşitlerine dönüşme potansiyeli bulunan hücreler.

Kemik iliği

Kemik iliği kemiklerin içerisinde bulunur. Yetişkinlerde yassı kemiklerde, özellikle kafatasında, omurlarda, göğüs kemiği ve kalçalarda yer alır. Kemik iliği kan yapıcı sisteme dahildir.

Kemik iliği nakli

Daha önce yoğun bir ön tedavi ile kendi kan tablosu tamamen yok edilmiş bir hastaya kemik iliğinden kök hücresi nakli.

Kemik iliği ponksiyonu

Çok sivri bir kamu ile kemik iğlinden ve çoğu zaman çalka merkezinden nadiren de göğüs kafesinden kemik iliği alınması (stemal ponksiyon) teşhis amacıyla veya bir nakil için kemik iliği özü almak amacıyla yapılır.

Kemoterapi

Belirli ilaçlarla vücuttaki kanser hücrelerinin imhasını amaçlayan tedavi yöntemi.

Kemoterapi ilacı

Hastalık ajanlarına veya malin hücrelerin büyümesini önleyen veya onları imha eden ilaç. Bakterilerin imhası amacıyla farklı antibiyotikler kullanılır. Örneğin; penisilin, sefalosporin, makrolit ve mantarlara karşı antimikotikler, fungistler veya fungistatikler; virüslere karşı virostatikler ve kanser hastalıklarının tedavisinde sitostatikler gibi. Klinik uygulamada kemoterapi denildiğinde genellikle sitostatik ilaçlardır.

Kök hücre nakli

Kök hücre naklinde burada bir yabancı bağışçının kök hücreleri merkezi bir ven kateteri ile hastanın kan dolaşımına aktarılır Herhangi bir komplikasyon çıkmadığı takdirde kök hücreleri kendi yollarını kendi bularak hastanın kemiklerindeki boş yerlere girer ve burada yeni ve sağlıklı kök hücresi üretimini başlatırlar.

Kök hücreleri

Burada: Kan yapıcı kök hücreleri tüm kan hücrelerinin ana hücreleridir (alyuvar ve akyuvarlar ile trombositler) Bunlar kemik iliğinde yapılır ve buradan periferik kana verilirler. Daha farklı kök hücre çeşitleri de bulunmaktadır.

Komple radyoterapi

Vücudun tamamının iyonize edici ışınlarla radyoterapiye alınmasıdır, örneğin; bir kemik nakli öncesinde ışın tedavisi gibi. Ancak bir radyasyon kazası sonucunda da vücudun tamamı ışınlara maruz kalabilir.

İzolasyon birimi

Hastanın kök hücre nakli sonrasında tedavi gördüğü hasta odasının ajanlardan izole edilmiş birimi.

İmmün sistem

Birden fazla organdan oluşan bir sistemdir ve vücuda enfeksiyonlarla mücadele etme imkanı verir,  ona kendi dokusu ile yabancı doku arasında fark gözetme imkanı tanır Buna akyuvarların bir kısmı, göğüs kafesinin arkasında yer alan timüs bezi, lenf düğümleri, dalak ve bağırsakların bazı özel yapıları dahildir. Savunma sistemi ile aynı anlama gelir.

İmmün reaksiyon, immün yanıt

İmmün sistemin ve yabancı bir maddeye (antijen) onu etkisiz hale getirmek üzere verdiği reaksiyon. İmmün yanıt çerçevesinde özel savunma hücreleri (hücresel bağışıklık) veya bazı özel antikorların hazırlanması ve aktivasyonu (humoral bağışıklık) söz konusu olur. Bir antijen ile ilk temasta görülen reaksiyonlar primer immün yanıt adı verilir. Bu yanıt aynı antijenle temas edildiğinde ikinci bir yanıt olarak devreye girer, çok hızlıdır ve çok daha uzun sürer. Bir immün yanıt esas itibariyle vücudun bu özel maddeye karşı immün bağışıklığını sağlar, ancak vücudun aşırı duyarlı hale gelmesi ve buna bağlı olarak alerji görülebilir.

İmmün güdüleyici ilaç

Organizmanın immün reaksiyonunu zayıflatan veya tamamen bastıran ilaçlar, örneğin sitostatikler, glukokortikoitler, siklosporin vs.

İmmün güdüleme

İmmün reaksiyonun yapay olarak zayıflatılması veya bastırılması. İmmün güdüleme, tedavi amacıyla radyo terapi yoluyla veya ilaçlarla nakil sonrasında veya oto-immün hastalıklarda gerçekleştirilir ve bunun sonucunda genel olarak vücudun savunma gücü düşer ve enfeksiyon riski önemli ölçüde artar
Bakınız ayrıca > immün güdüleme

Başkasına tavsiye et
Share to Facebook
Twitter E-Mail
Sayfayı yazdır Sayfa başına git
L-P

Ret Lenfositler Pıhtılaşma Faktörleri 'ya kadar

Lenfositler

Lökositlerin bir alt grubu olup vücuda yabancı maddelerin (antijen) ve hücrelerin saptanmasına ve bunlarla mücadeleye neden olur. Bunların ön aşamaları olan lenfoblastlar kemik iliğinde yapılır, bunların işlevsel savunma hücrelerine dönüşümü ise dalak, lenf folikülleri, timüs bezi ile bağırsak sisteminin lenf dokularında gerçekleşir. Öncelikle lenf sistemi ile kan ve damar sistemine geçerler. Savunma fonksiyonlarına göre lenfositler iki gruba ayrılırlar:
1. B lenfositleri antikorları oluşturur;
2. T lenfositleri doğrudan antijenleri yıkarlar (sitoliz, sitotoksisite) ve hücre esaslı savunmanın aracıdırlar. Vücuda yabancı maddelerin veya hücrelerin vücuttan atılmasında her iki lenfosit çeşitleri çok farklı mekanizmalarla bir arda hareket ederler.

Leğen kemiği

Her iki tarafta bulunan kalça kemiği ve leğen kemiğinin serbest uçları olup ön tarafa doğru genişler. Leğen kemiğine çok kolay ulaşılabildiği için kemik alımında tercih edilir.

Leğen kemiği ponksiyonu

Kalçanın leğen kemiği nahiyesinde kemik iliği alımı amacıyla ponksiyonu.

Lökositler

Enfeksiyon savunması ve immün sistemden sorumlu akyuvarlar.

Lösemi

Bir dizi kötücül hastalıklar için kullanılan ortak kavram, tüm bu hastalıklarda olgunlaşmamış ve dolayısıyla yeterince fonksiyon göremeyecek akyuvarlar artışı söz konusudur Hastalık belirtileri normal kan tablosunun ortadan kalkmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Hastalık belirtileri anemi, kanamalar, enfeksiyonlar büyüme ve lösemi tarafından tutulan organlarda fonksiyon azalmasıdır.

Nakil

Bir bağışçının hücre, doku veya organlarının bir alıcıya (alojen nakil) veya vücudun diğer bir yerine (otolog nakil) aktarılması. Nakil ile hastalanan ve artık işlevi yerine getiremeyen veya ağır yaralan organların eksikliği telafi edilir. Türleri:
1. otolog transplantasyon (bağışçı ve alıcı aynıdır).
2. alojen ve homolog nakil (bağışçı ve alıcı genetik olarak farklı olmalarına rağmen yine de aynı türe dahildirler).
3. ksenojen nakil (hayvan organlarının insana nakledilmesi).
Böbrek karaciğer pankreas, pankreasın insulin üreten Langerhans adacık hücreleri kalp akciğer kan damarları kemikler kemik iliği deri ve gözün sklera tabakası günümüzde önemli ölçüde başarı ile nakil edilmektedir. Olası ret reaksiyonları vücuda yabancı sistemin alıcının dokusunun uyuşması, yani histo-uyumluluk ile bağlantılıdır. Bağışçı ve alıcı arasındaki lökosit üst yüzey yapılarının (histo-uyumluluk antijenleri) çok aşırı farklılıklarında transplantat alıcının immün sistemi tarafından imha edilir. Bağışçı ve alıcı birbirlerine ne kadar yakınlarsa, bu tür bir ret reaksiyonu ihtimali de o oranda düşüktür. Genetik olarak birbirleriyle aynı olmayan dokular arasında ret reaksiyonu önlemek amacıyla nakilden önce ve sonra ilaç ile yapay olarak zayıflatılır (immün güdüleme).

Nüksetme

Aşıldığına inanılan bir hastalığın yeniden ortaya çıkması

Otolog

Aynı vücuttan oluşmuş anlamına gelir

Otolog kök hücre ve kemik iliği nakli

Bu tür nakil işleminde hastanın kendi kanı veya kemik iliğinden kök hücreleri alınır ve bunlar tedaviden geçirildikten sonra yeniden hastaya nakledilir.

Periferik kan

Kan damarlarında bulunan kan.

Periferik kök hücre alımı

Kök hücre alım yöntemi. Bağışçıya beş gün öncesinden büyüme faktörü enjekte edilir. Hormon benzeri bu madde (G-CSF) vücut tarafından örneğin enfeksiyonlarda üretilir, son zamanlarda yapay olarak da üretimi mümkündür. Büyüme faktörü ağırlıklı olarak kemik iliğinde bulunan hücrelerin göreceli olarak artan miktarlarda akan kana karışmalarını sağlar.

Ön tedavi tamamlandıktan sonra kök hücreleri özel bir yöntemle (aferez) kandan elde edilebilir. Bu amaçla her iki kola venöz portlar yerleştirilir. Kan bir koldan alınır bir hücre seperatöründen geçer ve daha sonra diğer koldan yeniden hücreden geri aktarılır Hücre seperatörü kök hücreleri sentrifüjasyon yöntemi ile ayırır ve nakil işlemi için bunları biriktirir.

Periferik hücre alımı en fazla birbirlerini takip eden iki gün boyunca özel bir klinik de gerçekleştirilir. Bağışçının yataklı olarak klinikte kalması gerekir. Vücut alınan kök hücrelerin yenisini iki hafta içerisinde yeniden oluşturur.

Pluripotent kök hücreleri

Bir organizmanın çok farklı hücre tiplerine dönüşme yeteneği bulunan kök hücreleri.

Ponksiyon

Vücut sıvısı veya dokusu alınması amacı ile bir ponksiyon kanülün takılması, örneğin kan alımı amacı ile toplardamar ponksiyonu veya kemik iliği alımı amacı ile kalça bölgesinin ponksiyonu.

Proliferesyon önleyici

İmmün güdüleyici kapsamına giren ve hücre bölünmesini önleyen ilaçlar. Bu sayede nakledilen kök hücrelerin zarar görmesi önlenir.

Pıhtılaşma Faktörleri

İnsan kanında bulunan ve son derece karmaşık olan kan pıhtılaşmasına katkıda bulunan protein bileşikleri.

Başkasına tavsiye et
Share to Facebook
Twitter E-Mail
Sayfayı yazdır Sayfa başına git
R-Z

Ret Radyoterapi Şartlandırma 'ya kadar

Radyoterapi

Bakınız ışın tedavisi

Remisyon

Hastalık semptomlarının azalması, bir kanser hastalığı durumunda tümör hücrelerinin azalması. Komple remisyon (hiçbir şekilde hastalık belirtisinin kalmaması), kısmi remisyon (tümör hücrelerinin %50 oranında azalması) ve minimal remisyon (tümör hücrelerinin %25 ila 50 oranında azalması) gibi çeşitleri bulunur.

Ret reaksiyonu

Örneğin; bir organ alıcısının vücuda nakli yapılan yabancı bir dokuya gösterdiği immün reaksiyon. Kök hücre nakli sonrasında nakledilen organının reddi son derece nadirdir (< %5 risk) Ancak ters red reaksiyonu (bakınız GvHD) riski daha ağır yapar

Santrifüj

Örneğin sıvının ayrıştırılması için kullanılan fiziksel yöntem (santrifüj prensibi).

Sitomegali Virüsü (CMV)

Herpes virüsleri ailesinden bir virüs. İmmün sistemi güdülenmiş hastalarda önemli komplikasyonlara neden olabilir. Virüs karaciğer, kalp kası, göz ve mide bağırsak sistemi ile akciğeri tutabilir.

Sitostatikler

Hücrelerin metabolizmasına müdahale ederek hücre bölünmesini engelleyen veya önemli ölçüde geciktiren bir dizi kimyasal madde gurubunun tanımlaması. Sitostatikler vücuttaki kötücül tümörlerin tedavisinde kullanılır. Tümörler hücrenin kendi büyüme ve bölünme tabii değildirler bu yüzden sağlıklı vücut hücrelerine göre çok daha hızlı bölünürler. Sitostatikler ise tümör hücrelerinin büyümelerini önlerler. Ancak sitostatikler sağlıklı hücrelerin büyüme ve bölünme metabolizmasına da müdahale ettikleri için sitostatiklerle yapılan bir tedavide önemli yan etkiler görülebilir (örneğin sindirim bozuklukları veya saç dökülmesi gibi). Stostatikler arasında anti metabolitler de yer alır bunlar vücudun önemli ve hücreye özgü maddelerin yerlerinden çıkartarak hücre içersindeki hayati önem taşıyan metabolizma işlemlerini bloke ederler. Alkilanslar DNA sentezini engelleyerek hücre bölünmesini engellerler. Bir tümör tedavisinde hangi tür sitostatik madde kullanılacağı tümörün çeşidine bağlıdır çünkü farklı tümör hücreleri farklı biçimlerde farklı sitostatiklere tepki gösterirler.
Bakınız ayrıca kemoterapi

Sonografi

Ultrason aracılığı ile mücadele

Total Body Irradiation (TBI)

Komple radyoterapi

Transplantat

Bağışçı bir organizmada alıcı bir organizmaya aktarılan hücre veya organlar örneğin vücuttaki bir organın fonksiyonu tamamen kaybetmesi durumunda gerçekleştirilir.
Bakınız ayrıca > transplantasyon

Transplantat Alıcı reaksiyonu

Graft-versus-Host Reaksiyonu

Transplantatın reddi

Bir transplantantın alıcı organizma tarafından immün reaksiyonu ile reddi buna graft versus host reaksiyonu denir. Transplantatın reddinde alıcı organın üst düzeyindeki genetik olarak belirlenen yapılar (bunlara histo uyumluluk genleri denir) alıcı organizmanın yapıları yeterince uyuşmamaktadır. Bunlar alıcının immün sistemi tarafından yabancı olarak saplanır ve imha edilir. Bu tür bir reaksiyonu önlemek amacıyla alıcının immün sistemi nakil işlemi öncesinde ve sonrasında ilaçlarla veya ışın yoluyla yapay olarak zayıflatılır (buna immün güdüleme denir).
Bakınız ayrıca > transplantasyon
Bakınız ayrıca ret reaksiyonu

Trombositler

Pıhtılaşmada rol oynayan kanın en küçük hücreleri.

Yetişkin kök hücreleri

Embroyonel kök hücrelerden farklı olarak doğumdan daha sonra da organizmada bulunan ve hayatın tamamı boyunca yeni ve özel hücrelerin oluşumuna aracılık eden kök hücrelerdir. Yetişkin kök hücreleri, örneğin kemik iliği, deri ve karaciğerde bulunur.

Şartlandırma

Bir hastanın yüksek dozlu kemoterapi veya ışın tedavisi kullanılarak kök hücre hazırlanması.

Başkasına tavsiye et
Share to Facebook
Twitter E-Mail
Sayfayı yazdır Sayfa başına git